5 Aralık 2014 Cuma

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Eğitimde Kullanımı ile ilgili projeleri


Fatih Projesi 
 Fatih Projesi'nin tam açılımı 'Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi anlamına geliyor. Bu projenin baş harflerinden oluşan FATİH kısaltması ise Fatih Sultan Mehmet’i hatırlattığı için projenin ismine uygun görüldü.
Proje Kapsamında Türkiye genelindeki  620 bin dersliğin eğitim standarttı tamamen değişecek. Bilinen kitaplı ve defterli eğitim yerine,  müfredat bilişim teknolojilerinden faydalanan yeni bir şekle bürünecek. Her sınıfa bir bilgisayar düşecek olan proje kapsamında 3 yıl içerisinde 5 adımlı bir değişim planı uygulanacak.
Proje Neleri Değiştirecek?
Fatih Projesi kapsamında sadece öğrencilerin değil eğitimcilerinde hayatı değişecek. Bilişim teknolojilerinin kullanılacağı bu sisteme uyum sağlamak için öğretmenler BT uzmanlarından eğitim almaya başlayacak.
Milli Eğitim Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı'nın ortaklaşa yürüttüğü bu projede Öğretmenlerin teknolojiyi hayatlarının bir parçasına adapte etmesini istiyor.
Projeyle birlikte ikinci büyük değişim ise bilgisayar sınıflarında yaşanacak. Mevcut bilgisayar sınıfları üç yıllık adım adım geçiş süreci sonunda tamamen kapatılacak. Öğrenciler, derslerini bakanlığın hazırlayacağı e-devlet eğitim sistemi üzerinden çalışacak. Fatih Projesi kapsamında müfredatın içeriği ve öğretmen kılavuzları ise tekrar hazırlanacak. Okul öncesi eğitimden başlayan Fatih Projesi entegrasyonu lise son sınıfa kadar devam edecek. Öğrenciler özel programlar sayesinde hazırlanan sınavlara ve eğitimlere girecekler. Bilinçli ve güvenli internet kullanımı da yeni eğitim sisteminin bir parçası olacak. Eğitim sırasında, sunu, video ve resim gibi interaktif içerikler ise yeni müfredatın bir parçası olacak.
 
Proje Hangi Adımlarla İşleyecek
Fatih Projesi'nin hayata geçirilmesi için üç yıl içerisinde 5 adımlık bir plan uygulanacak. Bu planın ilk ayağında, projenin olgunlaşması için gerekli altyapı ve yazılımsal desteğin hazırlanması sağlanacak. Konusunda uzman kişiler Milli Eğitim Bakanlığı'nın izlemesi gereken adımlar ve yeni müfredat için devlet kurumuna fikir ve önerilerde bulunacak.
Bu adımın diğer kısmında ise bakanlık açtığı ihalelerle yeni yazılım ve bilgisayar eksikliğini tamamlayacak. İkinci aşamada ise bakanlık ve projeyi yürüten kurumlar e-içerik sağlamak için çalışmalara başlayacak. Yeni müfredat oluşturulurken, eğitim sistemine uygun videolar, enteraktif içerik ekitaplar oluşturulacak. Sonraki adımda, öğretmenlere yön verilecek olan kılavuz kitaplarda teknoloji kullanımıyla ilgili gerekli maddeler eklenecek. Projenin dördüncü adımında, 600 bin öğretmen bilişim teknolojileri kullanımı konusunda eğitim görecek. Son adımda ise her dersliğe geniş ağ internet bağlantısı sunulacak.
Sınıflar Nasıl Olacak?
Türkiye Cumhuriyeti'nin e-devlet vizyonu kapsamında hazırlanan Fatih Projesi aslında 2023 vizyonuna ön ayak olmak için hazırlanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef gösterdiği cumhuriyetin 100.yılında, modern teknolojilere uygun ve çağa ayak uydurmuş genç bireyler yetiştirilmesi projenin en önemli amacı.
2013'den itibaren, ilk önce ortaöğretim, daha sonra ilköğretim en sonunda ise okul öncesi eğitimde geçerli olacak projeyle birlikte her sınıfa bir dizüstü bilgisayar sağlanacak. Her sınıfta en az bir projektör, eğitim verilen ve dokunmatik kalemle çalışan akıllı tahta, çok fonksiyonlu fotokopi makinesi ve yazıcılar bulunacak. 40 bin okul bu değişimden faydalanacak.
·  PISA 
Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma projesidir.
·         PISA Projesi’nin amacı nedir?
PISA’nın temel amacı, gençlerimizi daha iyi tanımak; onların öğrenme isteklerini, derslerdeki performanslarını ve öğrenme ortamları ile ilgili tercihlerini daha açık bir biçimde ortaya koymaktır.
·         PISA Projesi neyi ölçmektedir?
PISA Projesi’nde zorunlu eğitimin sonunda örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin; Matematik okuryazarlığı, Fen Bilimleri okuryazarlığı ve Okuma Becerileri konu alanlarının dışında, öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır.
PISA projesinde kullanılan “okuryazarlık” kavramı, öğrencinin bilgi ve potansiyelini geliştirip, topluma daha etkili bir şekilde katılmasını ve katkıda bulunmasını sağlamak için yazılı kaynakları bulma, kullanma, kabul etme ve değerlendirmesi olarak tanımlanmaktadır.
·         PISA Projesi kimler tarafından yürütülmektedir?
PISA Projesi; kısa adı OECD olan “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü”nün bir eğitim projesidir. Bu proje, OECD Eğitim Direktörlüğü’ne bağlı olan PISA Yönetim Kurulu tarafından yürütülmektedir. Projede kullanılan testlerin ve anketlerin geliştirilmesi, analizlerinin yapılması, uluslararası raporun hazırlanması gibi işlemler, PISA Yönetim Kurulu gözetiminde belirlenen bir konsorsiyum tarafından yapılmaktadır.
PISA’nın ulusal düzeyde çeviri ve uyarlama işlemlerinin yapılması, projenin uygulanması, analizlerin yapılması ve ulusal raporun hazırlanması gibi işlemler ise projeye katılan her ülkede belirlenen ulusal merkezler tarafından gerçekleştirilmektedir.
·         PISA Projesi hangi okullarda uygulanmaktadır?
PISA Projesi kapsamında geliştirilen başarı testleri ve anketleri, ülkemizde Nisan ayı içerisinde uygulanmaktadır. Projeye katılan ülkelerde; örgün öğretimde kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrencilerin bulunduğu tüm okullar (İlköğretim, Genel Lise, Anadolu Lisesi,  Fen Lisesi, Meslek Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi, Çok Programlı Liseler, Özel Okullar vb.) PISA Projesi’ne katılabilir.
·         Ülkemizin bu projeye katılma amacı nedir?
Küreselleşen dünyamızda, eğitim alanında yapılan ulusal değerlendirme çalışmalarının yanı sıra, uluslararası düzeyde konumumuzu belirlemek amacıyla eğitim göstergelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle belirli referans noktalarına göre ülkemizin eğitim alanında hangi düzeyde olduğunun, giderilmesi gereken eksikliklerin ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesidir. Ülkemiz de OECD üyesi olarak, eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla bu projeye katılmaktadır.
·         PISA Projesi ne zamandan beri uygulanmaktadır? Ülkemiz bu Projeye hangi yıldan beri katılmaktadır? 
PISA Projesi 2000 yılında uygulanmaya başlamıştır. Üçer yıllık dönemler hâlinde uygulanan projeye ülkemiz, ilk kez 2003 yılında katılmıştır.
·         PISA Projesi’nde hangi soru türleri kullanılmaktadır?
PISA Projesi’nde; çoktan seçmeli, karmaşık çoktan seçmeli, açık uçlu, kapalı uçlu gibi değişik soru türleri kullanılmaktadır.
·         PISA Projesi’ne katılan okul ve öğrencilerin seçiminde hangi yöntemler kullanılmaktadır?
PISA Projesi’ne katılacak olan okul ve öğrencilerin seçim işlemi, OECD tarafından tesadüfi (seçkisiz) yöntemle belirlenmektedir.
·         PISA Projesi nasıl uygulanacaktır?
Öğrenciler, Bilgisayar Tabanlı Değerlendirme uygulamasının ardından anket uygulamasına katılacaktır.
·         PISA Projesi’nin sonuçları nerede ve nasıl kullanılacaktır?
PISA Projesi’nden elde edilen sonuçlar ulusal bir rapor hâlinde düzenlenmektedir. Bu sonuçlar, eğitim-öğretim programlarının geliştirilmesinde karşılaşılan eksiklerin giderilmesinde ve eğitim alanında yapılan araştırmalara kaynak olarak kullanılmaktadır.
PISA 2012 uygulamasının sonuçları, OECD sekreterliği tarafından Aralık 2013’te açıklanmıştır ve http//www.pisa.oecd.org adresinden yayınlanmıştır. Ayrıca ülkemize ait sonuçlara ilişkin Ulusal Ön Rapor’a da “Raporlar” sekmesinden ulaşabilirsiniz.

Eğitim Bilişim Ağı (sosyal eğitim platform)

Eğitim Bilişim Ağı (EBA)
Eğitimin geleceğe açılan kapısı olan Eğitim Bilişim Ağı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çevrimiçi bir sosyal eğitim platformudur.
Bu platformun amacı; okulda, evde, kısacası ihtiyaç duyulan her yerde bilgi teknolojileri araçlarını kullanarak etkili materyal kullanımını destekleyip teknolojinin eğitime entegrasyonunu sağlamaktır. EBA,  sınıf seviyelerine uygun, güvenilir ve doğru e-içerikler sunmak için oluşturulup geliştirilmeye devam etmektedir.
 MEB ve içeriklerini paylaşmaya gönüllü eğitim firmaları tarafından hazırlanan pek çok dijital kaynak EBA’da yayınlanırken öğretmen ve öğrenciler de ürettikleri içerikleri sunma imkânı bulabileceklerdir.  Böylece bir kaynak havuzu oluşturulmuş ve öğrenmeye hevesli herkesin kullanımına sunulmuş olacaktır. Bu da eğitimin kapılarını bütün insanlara açıp dört duvar dışında da gerçekleştirilmesine zemin sağlayacaktır.  Yani eğitim hayatın ayrılmaz bir parçası olacaktır.  Öğrencilerin ezberci zihniyetten kurtularak kendi başına karar verebilen ve kendi kendine öğrenebilen bireyler olmasını sağlayacaktır. Ayrıca öğrenciler EBA çatısında buluşunca Türkiye’nin her bir köşesindeki akranlarıyla iş birliği yapmış ve ekip çalışmasını öğrenmiş olacaktır. Öğretmen merkezli eğitimden sıyrılıp öğrenci merkezli eğitimin hayata geçirilmesi daha da kolaylaşacaktır. Bu da ezberci zihniyetten uzak, iyi hazırlanmış kaynakları süzüp araştıran, yorumlayan ve bilgiden bilgi üretebilen bireylerin yetiştiği bir ülkenin temellerinin atılmasına yardımcı olacaktır.  
Ayrıca veliler de çocuklarına verilen eğitimin niteliğini EBA üzerinden takip ederek görebilecek, eğitimin iyileşmesine ve kalitesine katkıda bulunabilecek ve böylece eğitimde eskisinden daha fazla rol almış olacaklardır. Artık toplum olarak eğitim bizlerin sorumluluğunda olacak, katkılarımızla büyüyecek ve kendi geleceğimizi şekillendirme imkânını değerlendirmiş olacağız.
Bütün bu özellikleriyle EBA; eşit olarak dağıtılan eğitim fırsatını öğrencilerimize ve dünyaya sunmaya adaydır. Eğitimin tüm paydaşlarını kapsayan EBA sizlerin katkılarıyla daha da büyüyecek, güçlenecek ve gelişecektir.
Öğretmen ve öğrenciler başta olmak üzere eğitimin tüm paydaşları için tasarlanan EBA;
·  Farklı, zengin ve eğitici içerikler sunmak,
·  Bilişim kültürünü yaygınlaştırarak eğitimde kullanılmasını sağlamak,
·  İçerikle ilgili ihtiyaçlarınıza cevap vermek,
·  Sosyal ağ yapısıyla bilgi alışverişinde bulunmak,
·  Zengin ve gittikçe büyüyen arşiviyle derslere katkı sağlamak,
·  Bilgiyi öğrenirken aynı zamanda yeniden yapılandırabilmek ve bilgiden bilgi üretmek,
·  Farklı öğrenme stillerine (sözel, görsel, sayısal, sosyal, bireysel, işitsel öğrenme) sahip öğrencileri de kapsamak,
·  Bütün öğretmenleri ortak bir paydada buluşturarak eğitime el birliğiyle yön vermelerini sağlamak,
·  Teknolojiyi bir amaç olarak değil bir araç olarak kullanmak amacıyla tasarlanan sosyal bir eğitim platformudur.
EBA, içinde bir dolu dünya barındırır. Bunlar;
1-  Haber Modülü: Öğretmen ve öğrencilerin yaptığı birbirinden güzel çalışmaları herkesin duyması, görmesi, örnek alarak daha da iyisini geliştirebilmesi amacıyla tasarlanan bir modüldür. Yapılan her türlü etkinlik ya da haber değeri taşıyan faaliyet buraya eklenir ve EBA topluluk mekanizmasından sonra yayınlanır.
Eğitimle ilgili haberleri takip edebileceğiniz, yerel ve ulusal çalışmalarınızı duyurabileceğiniz, haber niteliği taşıyan her türlü bilgiyi öğrenebileceğiniz “haber modülü” ile artık hem siz herkesten haberdarsınız, hem de herkes sizden haberdar…
Sizden gelen küçük bir duvar takvimi çalışması da bir haberdir, kültürel bir başarı da… Öğrencilerin spor dalındaki başarıları, yarışmalarda aldıkları dereceler, okulların katıldığı projeler… Kısacası sizin yaptığınız her çalışma bizim için görülmeye değer bir haberdir.
2-  Dünya Modülü: Hayata geçmek üzere olan bu modülde çeşitli oyunlar, interaktif uygulamalar, eğitici simülasyonlar ve birbirinden farklı e-içeriklerin olması planlanmaktadır.
Ayrıca Eğitim Bilişim Ağı’nın şu anda aktif olan e-içerik modülü de Dünya modülünün içerisinde yer alarak birbirinden bağımsız eğitim portallerini aynı adreste buluşturacak, böylece okul ağı içerisinde ücretsiz olarak kullanılmaya devam edecektir.
3-  e-kitap: Eğitim Bilişim Ağı’nın e-kitap modülü derslerinizde kullandığınız ders kitaplarını e-kitap olarak PDF haliyle tabletinize veya tahtanıza indirebilmeniz ve buralarda kullanabilmeniz için tasarlanan bir modüldür. Sınıfınızı ve indirmek istediğiniz kitabı seçerek tablet bilgisayarınıza yükleyeceğiniz ders kitabınızı istediğiniz her yerde açıp okuyabilirsiniz. e-kitap modülüyle artık öğretmen ve öğrenci kitaplarını yanında taşımak zorunda kalmadan istediği her yerde tabletlerinden kitaplarına ulaşabilecekler.
4-  Video Modülü: Eğitim Bilişim Ağı’nın video modülü derslerinizde gösterebileceğiniz eğitsel amaçlı videoları tek adreste bulabilmeniz için tasarlandı. Ders destek, kişisel gelişim, belgesel, çizgi film, rehberlik, meslekî eğitim gibi alanlarda bireysel ve toplu öğrenmeyi destekleyen video programlarının yer aldığı bu modülde kimya dersinden matematik dersine, dil ve anlatım dersinden İlköğretim Hayat Bilgisi’ne kadar geniş bir yelpazede derslerinizde kullanabileceğiniz videoları bulabilirsiniz. Ayrıca önemli günlerde izletebileceğiniz videolar, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında yapılan videolar, derslerinizi daha da zenginleştirecek çeşitli belgeseller de burada…
Öğretmen ve öğrencilerimizin göndereceği videolarla daha da zenginleşecek bu modül sayesinde zaman içerisinde birbirinden farklı video içerikler üretilecek ve öğrenme daha da keyifli hale gelecektir.
5-  Ses Modülü: Bu modül sayesinde ses tabanlı ders destek, kişisel gelişim, tarih ve kültür programları, sesli kitaplar, yabancı dil dinleme metinlerini tabletinize veya müzik çalarınıza indirebilirsiniz.  Yürürken, spor yaparken, metroda-otobüste-trafikte zaman geçirirken dinlemeniz için hazırlanmış; sesli kitaplar, eğitici radyo programları, müzik arşivimizden örnekler sizleri bekliyor. Ayrıca sizler de hazırlayacağınız ses dosyalarını paylaşabilirsiniz.
6-  Görsel Modülü: Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü arşivinden seçilen fotoğraflar derslerinizdeki görsel malzemeyi zenginleştirmek için artık EBA görsel modülünde. Zaman içerisinde öğretmenlerimizin de katılımıyla eğitimin görsel tarihine dönüşmesi planlanan bu modülde sizler için hazırlanan harita, grafik, animasyon ve simülasyonlar da yer alacak. Farklı derslerde kullanabileceğiniz bu materyallerle dersinizin görselliğini zenginleştirecek, konunun daha iyi kavranmasını sağlayabilecek ve öğrencilerinize verdiğiniz ödevlerde güvenilir kaynak olarak önerebileceğiniz bir fotoğraf arşivi olacaktır.
7-  Tartışalım Modülü: Eğitim Bilişim Ağı’nın tartışalım bölümü, sistemin daha verimli olması, etkin kullanılması amacıyla tasarlandı. Eğitimle ilgili her türlü yeni fikirlerinizi, hangi e-içeriğin hangi noktada daha faydalı olduğu konusundaki düşüncelerinizi burada paylaşabilir; meslektaşlarınızla fikir alışverişi yaparken diğer öğretmenlerin nelerden nasıl faydalandığını da öğrenebilirsiniz. Böylece hiçbir öğretmen artık yalnız başına kalmayacak meslektaşlarının fikirleriyle aydınlanacak ve kendi görüşleriyle meslektaşlarına “Yalnız değilsiniz!”, “Ben de buradayım!” diyebilecektir. Yeni modül önerilerinizi, z-kitap kullanırken yaşadığınız deneyimleri, nasıl bir e-içeriğe ihtiyacınız olduğunu hep birlikte tartışıp yorumlayabilirsiniz. Ayrıca öğrencileriniz de burada soru sorabilir ve sorulan sorulara cevap verebilir.
Bu modül sayesinde eğitimle ilgili kararlar; öğretmenlerin, öğrencilerin ve eğitimle ilgilenen herkesin görüşleriyle şekillenecek ve daha gerçekçi çözümler üretilebilecektir.
EBA Market: Eğitimde FATİH Projesi kapsamında dağıtılan tablet bilgisayarlarda yüklü olarak gelen uygulama marketidir. EBA Market ile yeni uygulamalar indirebilecek, var olanları güncelleyebileceksiniz. İçerisinde z-kitaplar, dergiler, sözlük, hesap makinesi gibi yardımcı kaynaklar, eğitici ve öğretici oyunlar, sesli hikâyeler yer alan market uygulaması gün geçtikçe büyümekte ve seçenekleri zenginleşmekte…
Çalışmaları devam edenler; 
e-ders modülü: Bu uygulama video modülünün altına konularak çeşitli sağlık sorunlarından veya doğal afetlerden dolayı bir süre okula gidemeyen öğrencilerimiz elektronik ortamda izledikleri videolarla derslerini kaçırmayacaklar.  Ayrıntılı konu anlatım videolarını izleyerek bilgisini pekiştirecek, öğrendiklerini sağlamlaştıracak. Aynı konu farklı tekniklerle, farklı öğretmenlerle anlatılırken öğrenciler sıkılmayacak, tekrar ederek çalışmak kolaylaşacak.
Deneyler: Fizik-kimya-biyoloji gibi derslerde kullanmanız için deneyler çeşitli ortamlarda çekilerek video halinde sisteme yüklenecek. Böylece öğrenciler hem izleyecek hem de izlediklerini uygulayarak öğrenme seviyelerini yükseltebilecekler.
Kırkambar Modülü: Bu modülün amacı nesilden nesle aktarılacak elektronik bir ansiklopedi oluşturmaktır. İlk etapta bu modülün içeriğini bakanlıkların kendi bünyesinde oluşturduğu ve üçüncü şahıslardan alım yoluyla sağlanan kaynaklar oluşturacaktır. Zamanla öğretmen, öğrenci ve EBA’yı kullanan bütün herkesin katkılarıyla zenginleşecek bir uygulama olacaktır. Bu modül sayesinde bugüne kadar paylaşılmamış kültürel kaynakların burada paylaşılması sağlanacak böylece bütün herkesin paylaşımıyla Türkiye’nin ilk güvenilir elektronik kaynağı oluşturulmuş olacaktır.
Neden e-içerik?
Çağımız toplumları artık bilgiyi öğrenmekle yetinmiyor. Bilgiyi en doğru yerde, en doğru hâliyle kullanıyor, bilgiden bilgi üretiyor.
Teknolojik gelişmelerin gittikçe hız kazandığı 21. yüzyılda bir önceki nesil, bir sonraki neslin hızına yetişemiyor.
Bilim dalları gittikçe artarken bilgiler derinleşiyor, alanlar özel uzmanlık istiyor. Eğitimde teknoloji kullanımını giderek arttırıyor, bilgi toplumuna uyum sağlayan bireyler yetiştirmek yeni hedef hâline geliyor.
Derslerde bilişim teknolojilerinin kullanılmasıyla sınıf seviyesine uygun ve güvenilir e-içerik ihtiyacı artıyor. 
e-içerik; elektronik tabanlı öğrenmenin temel bileşenidir.
Öğretmenin yeni ders araç gerecidir.
Bazen bir web sayfasıdır, bazen bir video…
Bazen bir sunudur, bazen bir animasyon…
Bazen bir ses dosyasıdır, bazen bir fotoğraf…
Bir vaka çalışması da e-içeriğiniz olabilir, bir animasyon veya harita da...
Paylaşmak istediğiniz bir haber de e-içerik olabilir, “eğitimde iyi örnek” olarak gösterilebilecek bir uygulama da…
E-içerik elektronik ortama aktardığınız veya elektronik herhangi bir ortamdan aldığınız her türlü eğitim materyalidir aslında...
Bu büyük havuza eklenen eğitimle ilgili her dosya, sizin gelecekteki e-içeriğiniz olmaya adaydır.
Şu anda test yayınında olan EBA, sizlerin desteğiyle gün geçtikçe büyüyecek. Çektiğiniz ders videolarını, ürettiğiniz içerikleri zaman içerisinde EBA’ya yükleyebilecek, tüm Türkiye ile paylaşabileceksiniz. EBA sizin katkılarıyla büyüyecek… Daha aydınlık bir gelecek için el ele eğitimi aydınlığa götürelim…

PRI-MEDIA  Avrupa Genelinde Cezaevi Eğitiminde Bilgi İletişim Teknolojileri  ve Multimedya Kullanımının Teşviki Projesi 

Projenin temel amacı  Bilgi İletişim Teknolojilerinin ve Multimedya araçlarının cezaevi eğitimlerinde en uygun kullanım yöntemlerini araştırmak ve belirlenen etkili kullanım yöntemlerini Avrupa çapında yaygınlaştırmaktır. Bu amaçla İngiltere, Danimarka, İtalya, Hollanda, Norveç, Bulgaristan, Yunanistan, Litvanya, İspanya ve Türkiye’den on yedi ortak kuruluş, cezaevi eğitimlerinde BIT ve multimedya kullanımına ilişkin iyi uygulama örnekleri konusunda araştırma yapmak, en etkili yöntemleri belirlemek ve bu yöntemlerin diğer ülkelerde test uygulamalarını yaparak bilgi ve deneyimlerini paylaşmak üzere bir araya gelmişlerdir. 
  
Teknoloji Yoluyla Otizmli Çocukların Ögrenme Fırsatlarının Artırılması Projesi
İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından 2012 yılı Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yönelik Bilgi ve İletişim Teknolojileri Odaklı Ekonomik Kalkınma Mali Destek Programı kapsamında desteklenen ve 9 ay süren “Teknoloji Yoluyla Otizmli Çocukların Öğrenme Fırsatlarının Artırılması Projesi” kapsamında dezavantajlı konumda olan otizmli çocukların iletişim, akademik ve günlük yaşamda kullanabilecekleri kavramları teknoloji yardımıyla her ortamda daha etkin, kolay ve eğlenceli öğrenebilmeleri  için yeni bir web sitesi hazırlanmıştır.
Proje kapsamında Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Okulu eğitmenleri tarafından, öğrenme güçlüğü çeken otizmli veya zihinsel engelli çocuklara, 0-8 yaş aralığındaki tipik gelişim gösteren çocuklara kazandırılması hedeflenen kavram öğretim setleri için günlük yaşamda kullanabilecekleri 50 adet eğitim programları seti kapsamında toplam 300 adet farklı kavram geliştirilmiştir. 20 adeti nesne eşleme, 20 adeti nesne ayırt etme ve 10 adeti nesneleri kategorilerine ayırma olmak üzere geliştirilen 50 adet eğitim programı ile hedef grubun şekil, renk, meyve, sebze, içecek vb. gibi kavramları öğrenmelerine katkıda bulunulmaktadır.
Kavram yazılımının yaygınlaştırılması ve amacı ile İstanbul’da Bağcılar, Kadıköy, Şişli, Zeytinburnu ve Beylikdüzü ilçelerindeki eğitmenlere ve ailelere tanıtıcı seminerler vererek çocukların ilgili yazılıma ulaşımı ve kullanımı konusunda bilgi sahibi olmalarını sağlanmıştır. Yazılımın geliştirilmesine müteakip iki ay boyunca aile ve eğitmen olmak üzere toplam 525 kişiye ulaşılmış, 1.050 saat eğitim verilmiştir.
Oyun şeklinde tasarlanan kavram yazılımına www.tohumegitim.com adresinden; IOS ve Android tabanlı tabletlerden ücretsiz olarak erişilebilmektedir.  

"Tablet Bilgisayarım Benim İçin Konuşuyor" Projesi
ABD Ankara Büyükelçiliği desteği ile Tohum Otizm Vakfı tarafından gerçekleştirilen “Tablet Bilgisayarım Benim için Konuşuyor” projesi, teknolojik gelişmelerin otizmli bireylerin eğitiminde nasıl kullanıldığı ve Türkiye’de kullanılabilecek uygulamaların neler olabileceği sorusundan yola çıkılarak hazırlanmıştır. Projede; otizmli bireylere yönelik ilk Türkçe uygulamalar geliştirilecektir. Türkiye’de otizmli çocukların eğitiminin geliştirilmesine katkı vermek, otizmli çocukların eğitiminde teknoloji kullanımının arttırılması ve eğitim sistemine dahil edilmesi amacı ile yürütülen projede Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Okulu ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü pilot okullar olarak seçildi.
ABD’de otizmli bireylerin eğitiminde teknolojinin kullanımıyla ilgili çalışmalar yapan PhD adayı  Micah Eckhardt’ın (Massachusetts Institute of Technology) davetli olduğu başlangıç atölyeleriyle başlandı. İki gün süren başlangıç atölyelerinin ilki, Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü uzmanlarıyla, ikincisi ise Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Okulu uzmanlarıyla gerçekleştirildi. Başlangıç atölyesine, ilk Türkçe uygulamaları oluşturacak olan yazılımcılar ile bilişim alanında örgüt temsilcilerinin yanı sıra İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden akademisyenler katıldı.
Başlangıç atölyeleri, takip atölyeleri, pilot okullarda aileler ve öğretmenlerle yapılacak uygulamalar, verilerin toplanması ve raporlamalarla ile birlikte toplam bir yıl sürecek olan “Tablet Bilgisayarım Benim için Konuşuyor” projesi sonunda, otizmli çocuklar için özel olarak hazırlanmış ilk Türkçe tablet bilgisayar uygulamaları tamamlanmış ve bu alandaki ilk adım atılmış olacaktır.

Meb Vitamin                 
MEB Vitamin, SEBİT bünyesinde üretilen Vitamin ilköğretim ürününe, Türk Telekom tarafından sağlanan ücretsiz erişim alanıdır.
Vitamini;
  • Kamu okullarındaki öğretmenler heryerden ücretsiz olarak kullanabileceklerdir.
  • 4,5,6,7 ve 8. sınıflarda bulunan ve kamu okullarında okumakta olan öğrenciler, okullarından ücretsiz olarak kullanabileceklerdir.
Vitamin,4,5,6,7 ve 8. sınıflar arsındaki Türkçe, matematik, sosyal bilgileri fen ve teknoloji derslerini kapsamaktadır.
ders yazılımlarındaki içerikler; etkileşimli alıştırmalarla, deneylerle, 3 boyutlu canlandırmalarla, çalışma kağıtlarıyla ve sınıf etkileşimleriyle Milli Eğitim Bakanlığının yeni müfredatına birebir uygun olarak hazırlanmıştır.
Meb Vitamin'i kullanacak öğrencilerin ve öğretmenlerin MEB'in merkezi elektronik sistemlerine kayıtlı olmaları gerekmektedir.
Vitamin'i Kim Hazırladı?
SEBİT'in çalışmaları 1988 yılında TÜBİTAK içerisinde kurulan bir çoklu ortam laboratuarında başlamıştır. Laboratuarın 1996 yılında Bilim Kurulu Kararıyla özelleştirilmesiyle, müfredata yönelik yüksek kalitede ve görsellikte bilgisayar destekli eğitim içerikleri üretime başlanmıştır. SEBİT, Türk Telekom AŞ'nin iştiraki olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Vitamin İlköğretim Nedir?
Vitamin İlköğretim, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun olarak geliştirilmiş ve İnternet üzerinden kullanılan bir eğitim destek hizmetidir. Vitamin İlköğretim, ilköğretim 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrenci ve öğretmenlerinin eğitim ve öğretim hayatını kolaylaştırmak için hazırlanmıştır. Vitamin İlköğretim matematik, fen ve teknoloji, Türkçe ve sosyal bilgiler derslerine ait 3000'den fazla etkinlik içerir.
Vitamin İlköğretim, öğretmen ve öğrencilerin, internet bağlantısı olan her yerden ulaşabildikleri, hareketli ve görsel uygulamalarla sunulduğu, okul eğitimine destek internet tabanlı bir eğitim ürünüdür. Vitamin İlköğretim, MEB öğretim programının kazanımlarına uygun olarak yapılandırıcı yaklaşım ilkeleri temel alınarak ve destekler nitelikte hazırlanmıştır.
Eğitim içerikleri Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf müfredatıyla uyumludur. Sınıfınızda ders anlatırken Vitamin İlköğretim’i kullanabilmeniz için bir bilgisayar, bir projeksiyon ve İnternet bağlantısı yeterlidir. Vitamin İlköğretim’de kullanılan çoklu ortam ögeleri, uzman öğretmenler tarafından, öğrencilerin bireysel farklılıkları ve değişik öğrenme düzeyleri göz önünde bulundurularak üretilmiştir.
İçerisindeki etkileşimli konu anlatımlarının ve sınıf etkinliklerinin yeni öğretim programına uygun bir sırayla ve işlenişle kullanılabilmesi size büyük kolaylık sağlar. Sesli ve üç boyutlu canlandırmalar, zengin deneyler, etkileşimli konu anlatımları, alıştırmalar ve eğitici oyunlar, öğrencinin ilgi ve motivasyonunu artırarak derse aktif katılımını gerçekleştirir. Bu noktada sizler için de ders işlemek daha verimli ve keyifli bir hale gelir.
Gerekli gördüğünüz durumlarda öğrencilerinizi Vitamin İlköğretim'de ilgili konulara yönlendirebilirsiniz. Vitamin İlköğretim'deki derslerin, tüm öğrencilerin kullanımına açık olması sayesinde öğrenciler, anlamakta zorlandıkları bir konuyla ilgili olarak kendi sınıflarındaki ve/veya bir önceki sınıftaki konu ve etkileşimli etkinliklere ulaşabilmekte, eksiklerini tamamlayabilmektedir.
Ayrıca öğrencinin Vitamin İlköğretim'e ders dışında da ulaşabiliyor olması onun konuları yeniden çalışması, daha iyi anlaması ve bir sonraki derse hazırlıklarını tamamlayarak katılmasını sağlar. Bu sayede işiniz daha kolaylaşır ve öğrencilerinize daha fazla zaman ayırırsınız.
Vitamin İlköğretim, sizlerin gereksinimlerine yoğunlaşarak yapılandırılmıştır. Size özel çözümler sunmasıyla Vitamin İlköğretim, sizlerin en büyük yardımcısı rolünü üstlenmeyi hedeflemektedir.
Vitamin Lise Nedir?
Vitamin Lise, kişiye özel öğrenme yolu sunan, gençlerin ihtiyaçlarını anlayan akıllı bir eğitim destek aracıdır. Liseli gençlere okul eğitimlerinde, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) yönelik hazırlıklarında yardımcı olur. Öğrencilere hızlı ve pratik bir ders çalışma alanı sunar.
Öğrenciler, takıldıkları soruları çözebilmek ya da konu çalışmak için Vitamin Lise’de arama yapabilirler. Vitamin Lise, aranan soru ya da konuyla ilgili olarak öğrencinin hangi kavramlarda eksik olabileceğini saptar, öğrenciyi bu kavramlarla ilgili hızlı ve kolay konu anlatımlarına, çözümlü örneklere yönlendirir. Öğrencilere ihtiyaç duyduğu bilgileri edinebileceği bir öğrenme yolu çizer. Pratik ve akıllı olan bu öğrenme yolunda öğrenciler direk olarak ihtiyacı olan bilgi doğrultusunda ilerler. Vitamin Lise, sorunun çözümünü anlatmakla yetinmez, genci bu tip soru ve benzerlerini her zaman çözebilecek bir konuma getirir.
Vitamin Lise, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretim programıyla uyumludur. Konuları temel bilgilerden detaylı bilgilere kademeli olarak anlatarak öğrencileri gerek okul sınavlarına gerekse ÖSYS’ye hazırlar.
  • Sesli canlandırmalı konu anlatımları
  • İnteraktif etkinlikler, deneyler
  • Videolu çözümlü örnekler
  • Tarama Testleri
  • Esprili ders muhabbetleri,
  • Soru/Çözüm/Konu Arama Özelliği
  • Öğrenme yol haritası
Vitamin Lise, aşağıda dersleri kapsar:
  • Matematik
  • Dil ve Anlatım
  • Fizik
  • Kimya
  • Biyoloji
  • Tarih
  • İngilizce Öğrenim Paketi
 KidSmart Erken Öğrenme Programı

IBM’in 2008’den itibaren Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü işbirliğiyleTürkiye’de de öğrencilere sunmaya başladığı KidSmart, eğitime destek vermek ve öğrencilerin bilgi teknolojisiyle tanışmalarını erken yaşlardan itibaren sağlamak amacıyla hazırlanmış bir Okul Öncesi Eğitim Programıdır. Programın temel amaçları şu şekilde açıklanabilir:

  • Eğitimi eğlenceli hale getirerek çocukları okula gitmeye teşvik etmek, okul öncesi dönemdeki çocukların yeni teknolojiler hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamak.
  • Bilgisayarın okul öncesi eğitimiyle bütünleştirilmesini, öğretim ve öğrenim planlamasının ayrılmaz bir parçası olmasını sağlamak.
  • Kültürel, sosyal veya fiziksel farklılıklarına bakılmaksızın, tüm çocuklara bilgi teknolojilerine erişim olanağı sağlamak.
  • Okul öncesi eğitimde görev alan öğretmenlere, bilgi ve iletişim teknolojilerinin rolünü vurgulamak.
  • Özellikle maddi imkanları sınırlı olan okullarda kurulacak üniteler sayesinde, çocuklara bilgi ve iletişim teknolojilerini öğrenme konusunda avantaj sağlamak.

KidSmart, bir bilgisayarı barındıracak şekilde özel olarak tasarlanmıştır ve renkli bir mobilya ünitesinden ve öğrencilerin kullanımına sunulan yazılım programından oluşur.Şubat 2014 itibarıyla Türkiye’de toplam 40 ilde, 591KidSmart ünitesi bağışlanmıştır.

IBM Türk, sadece ünitelerin dağıtılmasıyla sınırlı kalmayarak öğretmenlere eğitimler de düzenler. Bunun en son örneği olarak yakın dönemde Ankara’da düzenlenen “Eğiticinin Eğitimi” çalışması kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Hatay, Mersin, Diyarbakır, Şanlıurfa, Van, Ağrı, Erzurum’dan oluşan 12 ilden 40 öğretmene eğitimler verildi. Eğitimde sadece KidSmart ünitelerinin kullanımı değil, bilgi ve iletişim teknolojilerinin okul öncesi eğitimde destekleyici araç olarak nasıl etkin ve efektif kullanılacağı, ailelerin bu sürece nasıl dahil edileceği ve programdaki diğer içerikler ile nasıl pekiştirilebileceği konusunda örnekler de yer aldı.

IBM’in vizyonu içerisinde önemli yer tutan Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri hizmetlerinin bir örneği olarak dikkat çeken KidSmart bugün Adıyaman, Afyon, Aksaray, Ankara, İstanbul, Ağrı, Batman, Bitlis, Elazığ, Erzurum, Kayseri, Malatya, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Bayburt, Bingöl, Erzincan, Gaziantep, Gümüşhane, Konya, Manisa, Uşak, Kayseri, Diyarbakır, Tunceli ve Van gibi Türkiye’nin pek çok ilinde, değişik okullarda, binlerce anaokulu öğrencisine ulaşmaktadır.
Nisan 2014’te İzmir ve Bursa’da 104 adet daha KidSmart ünitesinin dağıtımı tamamlandı. 2015 öğretim yılı başında toplam KidSmart ünite sayısının 673’e çıkartılması hedefleniyor.

Öğretim programlarında Etkin BT Kullanımı
Çağımızda okuma-yazma bilen, aritmetik bilgileri olan kişileri tanımlamakta kullanılan eğitimli insan tanımı değişmiştir. Bugün bilgi toplumunda eğitimli insan, kendisi ile ilgili gelişmeleri takip edebilen, bunları hayatında uygulayan, sorgulayan, gelişime açık, bilgi ve iletişim teknolojilerini aktif olarak kullanabilen bir kişi anlamına gelmektedir. (Hayat Boyu Öğrenme Strateji Belgesi, 2009)
Nitekim günümüz toplumlarının gereksinimi olan insan profili artık çok değişmiş, farklılaşmıştır. Günümüzde bilgiye ulaşabilen, ulaştığı bilgiyi kendi yapısına uydurabilen, buna yenilerini ekleyebilen toplum ya da kişiler nitelikli güçlü olarak kabul edilmektedir. Bu değişime ayak uydurmanın kaçınılmaz sonucu olarak bireyler öğretim ortamlarında bilgiye ulaşmayı, bilgiyi kullanmayı ve yaymayı sağlayacak her türlü araçları kullanılmak zorundadır. Yeni bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bireylerin erişebilecekleri bilgi kaynakları da değişmiştir. Örneğin; günlük yaşantının her alanına giren ve yüz milyondan fazla insan tarafından kullanılan internet, iletişim ve bilgiye ulaşma aracı olarak öğretim programlarında dolayısıyla ders kitaplarında ve diğer öğrenme ortamlarında yerini almıştır.  Bu durumu daha da geliştirme adına e-dönüşüm Türkiye kapsamında üretilen ve ülkemizin bilgi toplumu olma sürecindeki eylemleri tanımlayan Bilgi Toplumu Stratejisi Belgesi, Kalkınma Planları,  Millî Eğitim Bakanlığı Stratejik Planı ve BT (bilişim teknolojisi)  Politika Raporu’nda yer alan hedefler doğrultusunda 2013 yılı sonuna kadar dersliklere BT araçları sağlanarak, BT destekli öğretimin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.
Ülkemizde 2004 yılından itibaren uygulanmaya başlanılan yapılandırmacı (oluşturmacı) yaklaşım ilkelerine uygun olan öğretim programlarında bilişim teknolojilerinin kullanımı önemle vurgulanmıştır. Yeni öğretim programları öğrencilere kazandırılması istenilen, bilgi, beceri, değer ve kavramların anlatım yönteminin dışında özellikle bilişim teknolojileri ile bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve daha kalıcı hâle getirilmesini öngörmektedir. Geleneksel eğitim yaklaşımlarının yetersiz kaldığı içinde bulunduğumuz bilgi ve teknoloji çağında, çoklu zekâ ve yapılandırmacı eğitim yaklaşımlarında ön plana çıkan becerilerin arasında bilişim teknolojilerini etkin olarak kullanma da vardır.
Bu süreçte öğretim süreçlerine katılan herkesin (öğretmen, öğrenci, idareci, veli, vb.) teknolojiden ve bilimsel gelişmelerden eşit olarak faydalanabilme ve fırsat eşitliği ihtiyacı da ortaya çıkmıştır.  Eğitimin geniş kitlelere eşit ve etkin biçimde ulaştırılabilmesi için bilişim teknolojilerinin olanaklarından tüm öğretim süreçlerinde yararlanılması gerekmektedir. Bu olanaklardan yararlanmak suretiyle öğrenme ve öğretme ortamlarının bilişim teknolojileri ile iyileştirilmesi, fırsatların artırılması, eğitimin kalitesinin yükseltilmesi ve eğitim hizmetlerinin kapsamının genişletilmesi gerekmektedir. 
Böylece;
·         Ders tekrarlarının kolaylaşması,
·         Zaman ve mekâna bağlı kalmaksızın öğretimin sağlanması,
·         Çoklu ortamlarda değişik materyallerin kullanılmasıyla öğrenmenin kalıcılığının sağlanması,
·         Ülkemizdeki eğitim alanındaki bilişim teknolojisinin kalitesinin artırılması,
·         Sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelerin çocukları ile sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ailelerin çocukları arasında fırsat eşitliğinin sağlanması,
·         Öğrencilerin bilişim teknolojileri araçlarıyla okul dışında öğrenim etkinlikleri gerçekleştirmesi sağlanmış olacaktır.
Günümüzde, bireylerin sosyal ve ekonomik başarısı, teknolojiyi akıllı bir biçimde kullanmalarına bağlıdır. Ülkemizde, yüksek kalitede öğrenme ve öğretim hizmeti sağlamak, bireyleri modern toplumun gerekliliklerine göre donatmak ve onların sosyal ve ekonomik başarıları için okullara önemli ölçüde BT yatırımı yapmaktadır. 
BT Sınıfları uygulaması ile;
·         Millî Eğitim Müdürlükleri ve okul yönetimlerinin; idari işlevlerini BT araçları desteğiyle yürütmesi,
·         Öğretmenlerin ders planlarını ve eğitsel materyalleri hazırlamada, ölçme-değerlendirme araçlarını geliştirmede, not verme ve öğrencilerini izlemede, derslerini uygulamada ve kendilerini geliştirmede BT desteğinden yararlanması,
·         Öğrencilerin BT araçlarını tanıma ve kullanma becerisi kazanmaları, pasif öğrenme ortamından aktif öğrenme ortamına geçerek BT desteğiyle kendi kendilerine öğrenme yeteneği kazanmaları,
·         Velilerin, çevre halkın kurslar aracılığıyla BT kullanma becerisi kazanmaları, eğitim öğretim saatleri dışında BT Sınıflarından yararlanmaları hedeflenmiştir.

Eğitimde FATİH Projesi’nin bileşenlerinden biri olan “Öğretim Programlarında Etkin BT Kullanımı Bileşeni” ile de etkinlik ve kazanım ya da öğrenci merkezli olarak tanımlanan öğretim programlarının BT araçlarının etkin kullanımını içerecek hâle getirilmesi hedeflenmektedir. Bu bileşenin temel amacı; dersin amaç ve hedeflerine, öğrenme alanlarına ve öğretim ilke ve yöntemlerine uygun olarak hazırlanmış kazanımların uygulanmasında ve öğretim etkinliklerinde FATİH Projesi kapsamında dersliklere sağlanan BT’nin daha etkin biçimde kullanılmasının sağlanmasıdır.
Eğitimde FATİH Projesi kapsamında dersliklerimize dizüstü bilgisayar, LCD ekranlı akıllı tahta, PC tablet vb. BT araçlarının alınması amaçlanmaktadır. Bu araçların öğretim süreçlerinde etkin kullanımının sağlanması için öncelikle her ders için hazırlanan öğretim programlarında BT teknolojilerinin öğretim süreçlerinde nasıl kullanılacağının daha açık ve etkin biçimde ifade edilmesi gerekmektedir. Bu amaçla öncelikle, dersliklere sağlanacak BT’nin öğretim programlarında etkin kullanımının gerektiği ders kazanımları belirlenecek ve bu kazanımlar doğrultusunda BT’nin etkin kullanımını içerecek biçimde güncelleştirilmesi gerçekleştirilecektir.
Projenin bu bileşeni kapsamında öncelikle Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından öğretim programlarında gerekli değişiklik yapılacak, öğretmenlere ve ders kitabı yazarlarına gerekli yönlendirme yapılacaktır. Daha sonra Bakanlığımız ilgili birimleri tarafından bilişim teknolojilerinin ve e-içeriğin etkin kullanımına yönelik her ders ve öğrenme modülü için, ders kitabı ve öğretmen kılavuz kitapları güncelleme komisyonları oluşturulacaktır. Komisyon üyeleri tarafından öğretim programlarında BT donanımı ihtiyacı duyulan kazanımları ve öğretim etkinliklerinin yapılandırılması sağlanacaktır. Öğretim programları güncelleme komisyonları tarafından her ders alanı için e-içeriklere ihtiyaç duyulan kazanımlar ve öğretim etkinlikleri belirlenecek ve yapılandırılacaktır. Kazanımlar için ihtiyaç duyulan e-içeriklerin (öğrenme nesnesi; animasyon, video, ses, e-sınav vb.) kullanıldığı BT destekli öğretim etkinlikleri hazırlanacaktır. Hazırlanan öğretim etkinlikleri ya da nesneleri; öğretim programları, ders kitapları ve öğretmen kılavuz kitaplarının içine entegre edilecektir. Böylece z-kitap oluşturularak akıllı tahta ve pc tabletlerde e-içeriğin ve z-kitapların kullanılması sağlanacaktır. z-kitap kapsamında Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının onayladığı ders kitapları; animasyon, video, ses, fotoğraf, harita, grafik, tablo, simülasyon vb. ögelerle etkileşimli hâle getirilecektir.
Yardımcı ders destek materyali olarak hazırlanan e-içerikler sayesinde öğrenciler; bir şiiri şairinin sesiyle dinleyebilecek, bir deneyi sanal ortamda yapabilecek, Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüşünü animasyon olarak görebilecek, tarihî olaylarla ilgili videoları izleyebilecek, 10. Yıl Nutku’nu Atatürk’ün sesinden dinleyebilecek, müze ve tarihî mekânları sanal ortamda gezebilecek, etkileşimli haritalar kullanabilecek, matematikle ilgili eğitici oyunlar oynayabilecek, derslerle ilgili fotoğraf ve videolara ulaşabilecek, öğrenme düzeylerini etkileşimli sorularla ölçebilecektir. Böylece dersler eğlenceli hâle gelerek öğrenme ortamları zenginleşecek ve öğrenme daha kalıcı olacaktır. z-kitabın önemli avantajlarından biri de öğrencileri ağır çanta yükünü taşıyıcılığından kurtaracağı gibi onların dijital ortamda tüm ders içeriklerine ulaşabilmesi olacaktır. Yukarıda da geçtiği üzere öğrenciler z-kitap sayesinde istedikleri yer ve zamanda zenginleştirilmiş içerikle ders çalışma şansına sahip olacaklardır.
Öğretim Programlarında Etkin BT Kullanımı Bileşeninin Amacı ve Önemi

Eğitimde FATİH Projesi kapsamında dersliklerimize dizüstü bilgisayar, LCD ekranlı akıllı tahta, PC tablet vb. BT araçlarının alınması amaçlanmaktadır. Bu araçların öğretim süreçlerinde etkin kullanımının sağlanması için öncelikle her ders için hazırlanan öğretim programlarında BT teknolojilerinin öğretim süreçlerinde nasıl kullanılacağının daha açık ve etkin biçimde ifade edilmesi gerekmektedir. Bu amaçla öncelikle, dersliklere sağlanacak BT’nin öğretim programlarında etkin kullanımının gerektiği ders kazanımları belirlenecek ve bu kazanımlar doğrultusunda BT’nin etkin kullanımını içerecek biçimde güncelleştirilmesi gerçekleştirilecektir.
Projenin bu bileşeni kapsamında öncelikle Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından öğretim programlarında gerekli değişiklik yapılacak, öğretmenlere ve ders kitabı yazarlarına gerekli yönlendirme yapılacaktır. Daha sonra Bakanlığımız ilgili birimleri tarafından bilişim teknolojilerinin ve e-içeriğin etkin kullanımına yönelik her ders ve öğrenme modülü için, ders kitabı ve öğretmen kılavuz kitapları güncelleme komisyonları oluşturulacaktır. Komisyon üyeleri tarafından öğretim programlarında BT donanımı ihtiyacı duyulan kazanımları ve öğretim etkinliklerinin yapılandırılması sağlanacaktır. Öğretim programları güncelleme komisyonları tarafından her ders alanı için e-içeriklere ihtiyaç duyulan kazanımlar ve öğretim etkinlikleri belirlenecek ve yapılandırılacaktır. Kazanımlar için ihtiyaç duyulan e-içeriklerin (öğrenme nesnesi; animasyon, video, ses, e-sınav vb.) kullanıldığı BT destekli öğretim etkinlikleri hazırlanacaktır. Hazırlanan öğretim etkinlikleri ya da nesneleri; öğretim programları, ders kitapları ve öğretmen kılavuz kitaplarının içine entegre edilecektir. Böylece z-kitap oluşturularak akıllı tahta ve pc tabletlerde e-içeriğin ve z-kitapların kullanılması sağlanacaktır. z-kitap kapsamında Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının onayladığı ders kitapları; animasyon, video, ses, fotoğraf, harita, grafik, tablo, simülasyon vb. ögelerle etkileşimli hâle getirilecektir.


Bilişim Teknolojilerinin Eğitime Kaynaştırılması: Önem, Engeller ve Ülkemizde Gerçekleştirilen Projeler

Barış Sezer

Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara

barissezer13@hotmail.com

Özet: 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren teknolojik uygulamalarda önemli gelişmeler yaşanmaya başlamıştır. Teknoloji günlük yaşantımızın önemli bir parçası haline gelmiştir ve her alanda karşımıza çıkmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte endüstri, sanayi, ticaret, sağlık gibi birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da değişimler meydana gelmekte, bilginin kapsamı, bilgiye erişim hızı ve yöntemi de değişmektedir.  Eğitim kurumları ise bilgi ya da bilişim çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemdeki değişim sürecinin tam ortasında bulunmaktadır. Bu süreçte özellikle okul yöneticilerine ve öğretmenlere oldukça önemli görevler düşmektedir. Artık okuryazar bireyler yetiştirmek tek başına yeterli olmamakta, teknoloji okuryazar bireyler yetiştirilmesi de gerekmektedir. Bu durumun gerçekleşmesinin en önemli koşuluda, eğitim ortamlarına etkin biçimde teknolojiyi kaynaştırmaktır. Bu bağlamda bu araştırmada, eğitim ortamlarına bilişim teknolojilerinin kaynaştırılması sürecinin önemine değinilmiş olup, bu süreçte karşılaşılan engeller ve ülkemizde bu amaca yönelik geliştirilen projeler sunulmuştur.

Anahtar Sözcükler: Teknolojik Uygulamalar, Değişim Süreci, Teknoloji Okuryazarlığı, Kaynaştırma Süreci.
Abstract: The important developments have been come into effect in the technological applications beginning from the last quarter of the 20th century. Technology becomes an important part of our daily life and we encounter with it in every place. Together with the developing technology, variations have been taking place in many fields such as industry, trade, health and education as well and the scope of information, access speed to information and access methods are rapidly changing. Educational institutions stand in the very middle of this period of change as we may refer to as information age. Within this period the quite important missions fall particularly to the school administrators and teachers. Merely to educate literate individuals is not sufficient anymore, but technologically literate individuals should also be trained. The most important condition to realize this matter is to integrate technology to the educational environment effectively. In this context, we refer to the importance of the period of integration of the information technologies to educational environment and the impediments encountered during this period and the projects developed for the purpose of this aim in our country are presented in this research.

Key Words: Technological Applications, Period of Change, Technological Literacy, Integration Period.


1. Giriş

Günümüzde öğrenci sayısının hızla çoğalması, öğretmen sayısındaki yetersizlik,  bilgi miktarının sürekli artması, bireysel farklılıkların öneminin artması ve teknolojinin yaşamın her alanında karşımıza çıkması gibi nedenler, eğitim ortamlarında etkili bir biçimde bilişim teknolojilerinden yararlanılması gerçeğini ortaya çıkarmaktadır [1]. 2004’de yayımlanan Türkiye 2. Bilişim Şurası Eğitim Çalışma Grubu Raporu’nda (2004), Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), pek çok okula yeterli olmasa da düzenli olarak teknolojik donanım edinmeleri için kaynak sağladığı belirtilmiştir. Ancak, okul yöneticileri ve öğretmenlerin bu teknolojik kaynaklardan yeterli ölçüde yararlanmadıkları belirlenmiş, buna gerekçe olarak da sunulan hizmet-içi eğitimlerin yetersiz olması gösterilmiştir [2].

2006'da gerçekleştirdiği araştırmasında Akbaba-Altun, okullardaki bilgisayar sayısının yetersizliği, internet bağlantısının yavaşlığı ve çoğu teknolojik kaynağın yabancı dilde olması gibi nedenlerin, eğitim ortamlarına teknolojinin kaynaştırılması sürecini olumsuz yönde etkilediğini bulmuştur. Aynı araştırmada, bu süreçte en çok alt yapı ve personel geliştirme konularında sorun yaşandığı belirlenmiştir. Yine bu araştırmanın ortaya koyduğu bulgulara göre, hizmet-içi eğitimin niteliğinin yeterli olmaması, Bilişim Teknolojileri (BT) sınıfı ortamlarının uygun olmaması ve öğretim programı içeriklerinin öğrencilerin gereksinimlerine uygun hazırlanmış olmaması teknolojinin eğitim ortamlarına kaynaştırılması sürecinde yaşanan önemli sorunlardan bazılarıdır [3].

1992'de Kearsley ve Lynch tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, eğitim ortamlarında teknoloji kullanımı sürecinde belirlenen sorunlardan bazıları şöyledir [4]:

·       Teknolojinin etkili biçimde nasıl kullanılacağı konusundaki bilgisizlik,
·       Teknolojiyi kullanmak için yeterli zaman ya da kaynağın olmaması,
·       Eğitim ortamından kaynaklanan sınırlı kullanım,
·       Teknolojinin belirlenen amaçlar dışında kullanılması,
·       Öğretmenlerin ve yöneticilerin teknolojiye karşı olumsuz tutumlara sahip olmalarıdır.

Teknolojileri, öğrencilerin verilerle etkileşimde bulunmalarına, işbirliği içerisinde bilgi üretmelerine ve iletişim kurmalarına olanak sağlamaktadır. Eğitim ortamlarında teknolojik kaynakların yaygınlaşması önemlidir. Ancak, eğitim kurumlarının başarılı teknoloji çıktılarına ulaşabilmeleri; bu kaynakların eşit erişime olanak sağlayacak biçimde konumlandırılması, teknik destek sağlanması, teknolojik hedef belirlenmesi, öğretmenlerin ve yöneticilerin yeni rollerine uyum sağlamaları, meslekî gelişim için olanak sağlanması, farklı düzeyde teknoloji yeterliğine sahip öğretmenlere destek olunması ve bütçeden teknolojiye ilişkin gereken payın ayrılması koşullarına bağlı görülmektedir [5],[6],[7].

2. Bilişim Teknolojilerinin Eğitim Ortamlarına Kaynaştırılması

2003'te Flanagan ve Jacobsen, çoğu okulun teknolojik açıdan yeterli donanıma sahip olmasına rağmen, eğitim çıktılarında ve teknolojiye bağlı değişimler konusunda başarısız olduğunu bulmuşlardır [8]. Benzer bir biçimde 2002'de Brooks-Young’ın araştırmasında, okulların teknolojik kaynak edinmek için büyük miktarda para harcadığı, ancak bu kaynaklardan etkili biçimde yararlanamadıkları belirlenmiştir [9].

Öte yandan, okul yöneticilerinin liderlik özellikleri, okullardaki değişim sürecini doğrudan etkilemektedir [10]. 2004'de Akbaba-Altun, eğitim ortamlarında teknolojik kaynaklardan özellikle BT sınıflarından etkili biçimde yararlanılması için okul yöneticilerinden beklenen rollerin benimsenme düzeyini araştırmıştır. Araştırmada, MEB tarafından bu süreçte okul yöneticilerinden liderlik, iletişim, planlama, yönetim, etik ve halkla ilişkilere yönelik rolleri yerine getirmeleri beklendiği belirtilmiştir. Ancak, okul yöneticilerinin bu rollerden yalnızca iletişim rolünü benimsediği saptanmıştır [11].

2009'da Macaulay, okul yöneticilerini; 'bilişim teknolojilerinin eğitim ortamlarında etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamaları bakımından denetim yapan, teknoloji kullanımını destekleyen ya da engelleyen kişiler' olarak tanımlamıştır. Ayrıca araştırmasında, teknoloji uygulamalarının başarılı olduğu okullardaki yöneticilerin bilgili ve destekleyici yöneticiler olduğunu belirlemiştir [12]

2003'te Flanagan ve Jacobsen, teknolojinin eğitime kaynaştırılması sürecinde ortaya çıkabilecek temel engelleri şöyle açıklamışlardır [8]:

Pedagojik engeller: Bilişim teknolojileri ile donatılan okullarda, öğretmen ve yöneticilerin teknolojik yeterliklere sahip olmaları gerekmektedir. Okul yöneticileri, bu süreçte öğretmenlerin karşılaştığı sorunlara çözüm önerileri getirebilmelidirler.

Eşit erişime ilişkin engeller: Pek çok okulda, öğrenciler sosyo-ekonomik durum, akademik başarı ve cinsiyet gibi değişkenler bakımından teknolojik kaynaklara eşit bir biçimde erişememektedir. Okul ortamında teknolojik kaynaklara erişimde oluşabilecek erişim engelleri ortadan kaldırılmalıdır.  

Yetersiz meslekî gelişim: Teknolojinin eğitime kaynaştırılması sürecinin başarısı, öğretmenlerin meslekî gelişim fırsatlarından yararlanması ile yakından ilişkilidir. Bu süreçte, öğretmenlerin gereksinimlerine yanıt verecek meslekî gelişim fırsatları sağlanmalıdır.

Liderlik eksikliği:  Çoğu okul yöneticisi teknoloji liderliği rolüne uygun biçimde yetiştirilmemiştir. Buna bağlı olarak da okul yöneticileri, teknolojik kaynakları iyi bir biçimde yönetememektedir. Teknolojiyi kaynaştırma sürecinde okul yöneticilerinden beklenen görevler, yalnızca teknolojik kaynakları satın alma, laboratuar düzenleme ve internet erişimini sağlama değil, örgütsel ve kültürel değişimlere liderlik yapma, model olma, cesaret verme ve destek olmaları yönündedir.
               
1997'de Bailey ve Lumley, bilişim teknolojilerinin eğitim ortamlarına kaynaştırılması sürecinde daha etkin rol almak isteyen okul yöneticileri için bir sistem geliştirmişlerdir. Bu sistemin parçaları; (1) değişim sürecini yönetebilme, (2) teknoloji için planlama ve bütçe ayırma, (3) meslekî gelişim fırsatları sağlama, (4) teknoloji altyapısı oluşturma, (5) teknik destek sağlama, (6) teknoloji ile eğitim ve öğretim uygulamalarını destekleme, (7) öğretim programına teknolojinin kaynaştırılması ve (8) teknoloji liderliğinden oluşmaktadır [13]. Bu bilgiler ışığında, okul yöneticilerinin bilişim çağındaki en önemli rolleri eğitim ortamlarındaki değişim sürecini yönetebilmeleri olduğu söylenebilir. Okul yöneticileri, bu değişim sürecinde öğretmenlere meslekî gelişim fırsatları sağlamalı, destek olmalı, kısacası teknoloji liderliği yapmalıdırlar.

3.Türkiye’de Bilişim Teknolojileri Kullanımına İlişkin Yürütülen İlk Çalışmalar

Türkiye’de eğitimde teknolojinin kullanımıyla ilgili tartışmalar 1970’li yıllarda başlamıştır. Bu yıllarda MEB tarafından, okulların teknolojik kaynak eksikliklerine yönelik değerlendirmeler yapılmıştır. Öte yandan, 1989 yılında eğitim niteliğinin yükseltilmesini sağlamak amacıyla hazırlanan Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı ve 1996 yılında hazırlanan Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı kapsamında, bilim ve teknolojideki gelişmeler ışığında öğretim programlarının güncellenmesi gerekliliği belirtilmiştir. MEB tarafından “bilişim çağını yakalamak, bilgi ve teknoloji toplumu olmak için evrensel düşünen ve ulusal düşünen insanı yetiştirmek, insanımızın ve toplumumuzun rekabet gücünü sürekli artırmak için eğitim sistemimizin her kademesini teknolojiyle donatmak” biçiminde belirlenen hedef doğrultusunda birçok proje uygulamaya konulmuştur. Teknoloji kullanımına ilişkin geliştirilen bu ilk projelerden bazılarına aşağıda yer verilmiştir.

Bilgisayar Deneme Okulu (BDO) ve Bilgisayar Laboratuar Okulu (BLO)   Projeleri

Dünya Bankası desteği ile yürütülen Millî Eğitimi Geliştirme Projesi kapsamında, bilgisayar destekli eğitimin ve bilgisayar eğitiminin yaygınlaştırılması amacıyla iki alt proje gerçekleştirilmiştir.

Bilgisayar Deneme Okulu Projesi (BDO) kapsamında; 14 Genel Lise, 24 Süper Lise ve 15 Anadolu Lisesine, Bilgisayar Laboratuar Okulu Projesi (BLO) kapsamında ise; İlköğretim, Ortaöğretim ve Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğüne bağlı okullara bilgisayar laboratuarları kurulmuştur. Proje okullarında bilgisayar laboratuarlarının kullanımı, haftada 20 saat bilgisayar eğitimi, 10 saat bilgisayar destekli eğitim, 10 saat ise serbest kullanım olarak belirlenmiştir. Projenin yürütüldüğü okullarda görevli olan öğretmenler bilgisayar okuryazarlık eğitimine alınmıştır. Her okuldan bir ya da iki öğretmene bilgisayar formatörlük eğitimi verilmiştir. Ayrıca ders saatleri dışında okulda bilgisayar okuryazarlığı kurslarının verilmesinin sağlanması amacıyla, gerekli planlamayı yapmaları için okul yöneticileri görevlendirilmiştir [14].

Müfredat Laboratuar Okulları (MLO) Projesi

Müfredat Laboratuar Okulları (MLO), geliştirilen öğretim programlarının, yeni eğitim-öğretim ve yönetim yaklaşımlarının sistem geneline yaygınlaştırılmasından önce denendiği ve teknolojik gelişmelerin eğitime yansıtıldığı okullar olarak tanımlanmıştır. Bu proje kapsamında, 23 ilde her türlü teknoloji olanağına sahip müfredat laboratuar okulları açılmıştır. Bu okulların 147 tanesi İlköğretim Okulu, 53 tanesi Anadolu Lisesi ve Genel Lise, 8 tanesi ise Anadolu Öğretmen Lisesidir. Bu okullara bir bilgisayar laboratuarı kurulmuş olup, gereksinimler doğrultusunda teknolojik kaynaklar da sağlanmıştır [15].

World Links Projesi

World Links Projesi, bilişim teknolojilerinin eğitim ortamlarında kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Dünya Bankası Ekonomik Gelişme Kurumu (EDI) ortaklığında, Dünya Bağlantıları Gelişim Programı çerçevesinde, Bilgi Sistemleri Yönetimi Daire Başkanlığı İnternet Hizmetleri Şubesi tarafından gerçekleştirilmiştir.  1998 yılından itibaren 15 ildeki 22 okulda pilot uygulama olarak başlatılan, ülkemizin de içinde yer aldığı 25 ülkenin katıldığı uluslararası bu projede, her ilden birer proje merkezi okulu seçilmiş olup, çevre okulların da bu okullara bağlı kardeş okul olarak yer alarak, proje kapsamındaki okul sayısının hızla arttırılması hedeflenmiştir. Bu proje aracılığıyla öğretmen ve öğrencilere; projeye dayalı öğrenme, interneti kullanarak işbirlikli öğrenme ve diğer okullarla birlikte ortak internet projeleri gerçekleştirme yollarının öğretilmesi hedeflenmiştir [14]. Bu proje, dünyanın çeşitli ülkelerindeki öğretmen ve öğrencileri internet ortamında buluşturarak, işbirliğine dayalı öğrenci merkezli öğrenme etkinliklerini gerçekleştirmeye çalışmıştır.

Okullara İnternet Projesi (ADSL)

MEB ile Ulaştırma Bakanlığı arasında MEB’e bağlı okul ve kurumlara kesintisiz internet bağlantıları kurulmasına yönelik Türk Telekom A.Ş. ile 5 Aralık 2003 tarihinde bir protokol imzalanmıştır. Bu projenin amacı; okullara hızlı ve kesintisiz internet bağlantısı sağlamak, bu sayede okulların e-devlet uygulamalarına daha kolay erişimini sağlamak, okullarda bulunan bilgisayar laboratuarlarının internete bağlantısını gerçekleştirerek eğitimde kaliteyi arttırmaktır. Bu bağlamda e-burs, e-yurt, e-okul, e-taşınır mal gibi birçok e-dönüşüm projesi uygulamaya konulmuştur. Her öğretmene bilgisayar, her okula ücretsiz web sayfası yayınlama alanı ve her öğretmene ücretsiz e-posta adresi Bakanlığın diğer çalışma alanları olmuştur [16].

Temel Eğitim Projesi

Bilişim teknolojileri ile ilgili bir dersin ilköğretim okulları programında yer alması ilk kez 1998 yılında Temel Eğitim Projesi kapsamında olmuştur. Başlıca hedefi; sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitimi yaygınlaştırılması, niteliğinin arttırılması, okulların toplum için birer öğrenme merkezi haline getirilmesi ve öğretmen ve öğrencilerin bilgisayar okuryazarı olmalarının sağlanması olan bu projenin birinci faz çalışmaları 1998-2003 yılları arasında gerçekleştirilmiştir.

Eğitim ortamlarına bilişim teknolojilerinin etkili bir biçimde kaynaştırılması amacına ilişkin belirlenen diğer hedefler ise şunlardır [14]:

·           Bilişim teknolojisi araçlarını kullanarak toplum, okul, öğretmenler ve öğrenciler arasındaki işbirliğini geliştirmek,

·           Öğrenme ortamlarını eğitsel uygulamalarla destekleyerek eğitimin niteliğini geliştirmek,

·           Tüm öğrencilere bilişim teknolojilerine erişim olanağı sağlamak,

·           Öğrencilere bilişim teknolojisi araçlarının etkili kullanımı aracılığıyla sorun çözme, bilgiye ulaşma, bilginin işlenmesi ve sunulması becerilerini kazandırmak ve onlara bu teknolojileri günlük hayatta da etkili bir biçimde kullanabilmelerini sağlamak,

·           Öğrencileri etkin olmayan öğrenme ortamlarından kurtarmak,

·           Öğrencilerin interneti, çizim programlarını, kelime işlemcileri, elektronik tablolama ve sunum yazılımları gibi araçları, öğrenme süreçlerinde yardımcı araçlar olarak kullanmalarını sağlamak,

·       Öğretmenlerin ders planlarını hazırlama, derslerini uygulama, ölçme-değerlendirme araçlarını geliştirme, not verme, eğitsel materyallerini hazırlama ve kendilerini geliştirme çalışmalarında bilişim teknolojilerini kullanmalarını sağlamak,

·       Bilişim teknolojisi araçlarının okul yönetim işlerinde kullanılmasını sağlayarak veri tabanları, kelime işlemci, sunum yazılımları vb. yoluyla idarî işlerin kolaylaştırılmasını ve daha etkin hâle getirilmesini sağlamak,

·       İl ve ilçe Millî Eğitim Müdürlüklerinin işlevlerinin, bilişim teknolojileri araçları desteğiyle yürütülmesi için bir "Yönetim Bilgi Sistemi" kurmaktır.

Bu projenin 31.12.2003 tarihi itibariyle birinci fazı kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar ise şunlardır:

·       2802 bilişim teknolojisi sınıfı da dâhil olmak üzere; 6180 okula 6513 TV, 6180 okula 9456 tepegöz, 6180 okula 6503 video, 6254 okula 6254 videokaset seti ve 6254 okula 6254 saydam seti alınarak, dağıtımları tamamlanmıştır.

·       Kırsal kesimdeki 15 derslikli 26.244 köy ilköğretim okuluna bilgisayar ve çevre birimleri dağıtımı tamamlanmıştır. Bu kapsamda toplam 56.605 bilgisayar dağıtılmıştır.

·       Bilişim teknolojisi sınıfı kurulan okullarda dahil olmak üzere, 6255 ilköğretim okuluna projeksiyon cihazı alınmıştır.

·           İlköğretim müfettişlerine 1500 dizüstü bilgisayar alınmış ve dağıtımı yapılmıştır.

·           2802 ilköğretim okulundaki 3188 bilişim teknolojisi sınıfının alt yapısı tamamlanmış ve hizmete açılmıştır.

·           Bilişim teknolojisi sınıfı kurulan okullardaki 25.000 öğretmene, bilgisayar okuryazarlığı konusunda hizmet-içi eğitim verilmiştir.

·           2058 bilgisayar formatör öğretmenine bilgi teknolojisi koordinatörlüğü konusunda hizmet-içi eğitim verilmiştir.

·           3000 ilköğretim müfettişine bilgisayar okuryazarlığı konusunda hizmet-içi eğitim verilmiştir.

Temel Eğitim Projesi birinci fazının başarıyla uygulanması ve projenin tamamlanma aşamasına gelmesiyle birlikte, Dünya Bankasıyla ikinci faz görüşmelerine başlanmış ve 26 Temmuz 2002 tarihinde Temel Eğitim Projesi İkinci Faz İkraz Anlaşması imzalanmıştır. Bu proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar şunlardır [17]:

·            3000 ilköğretim okuluna bilgisayar laboratuarı kurulmuştur.

·           Kırsal ve gecekondu bölgelerindeki 4000 ilköğretim okuluna eğitim materyalleri alınmıştır.

·           Halk Eğitim Merkezlerinde eğitim alan anneler için 141.860 adet “anne-çocuk eğitim seti” dağıtılmış ve 800 anasınıfı için oyun setleri, oyuncaklar satın alınmıştır.

·           1000 eğitim kurumu depreme karşı güçlendirilmiştir.

·                Özel eğitime gereksinim duyan 1340 zihinsel engelliler için, öğrenmeyi kolaylaştırıcı donanımlar, görme engelli öğrenciler için 1035 brail daktilo, işitme engelli öğrenciler için 75 işitme cihazı seti alınmış olup, işitme ve görme engelli öğrenciler için 70 bilgisayar laboratuarı kurulmuştur.

Yukarıda bahsedilen ilk çalışmalar haricinde son yıllarda geliştirilen birçok proje bulunmaktadır. Bunlardan belki de en önemlisi Fatih (Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) Projesidir. Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliği sağlamak, okullarda halihazırda bulunan teknolojileri iyileştirmeyi sağlamak ve BT araçlarının eğitim sürecinde daha fazla duyu organına hitap edecek şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki tüm okullardaki yaklaşık 620.000 dersliğe dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı ve internet altyapısı sağlanması amaçlanmaktadır. Öte yandan, bu amaca yönelik, öğretmenlere yönelik hizmet-içi eğitimler düzenlenmesi, nitelikli e-içerikler oluşturulması ve öğretim programının gözden geçirilmesi de planlanmaktadır. 3 yılda bitirilmesi düşünülen bu proje ile eğitim ortamlarında teknolojik kaynak edinme açısından ciddi biçimde yol alınacağı şüphesizdir. Eğitim ortamlarına bilişim teknolojilerinin etkili bir biçimde kaynaştırılması, okulların yeterli ölçüde teknolojik donanım olanağına sahip olması koşuluna bağlı olduğu gibi,  öğretmen ve yöneticilerin bu kaynakları etkili biçimde nasıl kullanacaklarını bilmeleriyle ve okul yöneticilerinin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleriyle de yakından ilgilidir.

4. Sonuç ve Öneriler

Ülkemizde son yıllarda eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin ciddi yatırımlar yapılmaktadır. Ancak, teknolojinin etkin biçimde kullanımı ve teknoloji kaynaştırma sürecinin başarılı olabilmesinde teknolojik donanım tek başına yeterli olmamaktadır. Önemli olan bu kaynakları etkili biçimde yönetebilmek ve kullanabilmektir. Bu amaçla nitelikli, öğretmen ve yöneticilerin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanacak olan hizmet-içi eğitimler düzenlenmesi, teknoloji kullanımının izlenmesi, her öğrenci ve öğretmenin teknolojik kaynaklara eşit erişiminin sağlanması ve üst yönetimlerce teknoloji konusunda tedbirler alınması gerekmektedir.

Kaynaklar

[1] Alkan, C., 'Eğitim Teknolojisi, Ankara: Anı Yayıncılık',1995.

[2] Türkiye Bilişim Şurası, 'Türkiye 2. Bilişim Şurası Sonuç Raporu', 2004: http://www.meb.gov.tr/Haberler/haberayrinti.asp?ID=5843

[3] Akbaba-Altun, S., 'Complexity of Integrating Computer Technologies into Education in Turkey', Educational Technology & Society, 2006, 9(1), pp 176-187.

[4] Kearsley, G. and Lynch, W., 'Leadership in the Age of Technology: The New Skills', Journal of Research on Computing in Education 1992, 25(1), pp 50-60.

[5] Anderson, R.E. and Dexter, S., 'School Technology Leadership: An Empirical Investigation to Prevalence and Effect', Educational Administration Quarterly, 2005, 41(1), pp 49-82.

[6] Millî Eğitim Bakanlığı, 'Bilgi Teknolojilerinin Kullanımına İlişkin 53 Sayılı Genelge', 2001.

[7] Millî Eğitim Bakanlığı, 'Bilgi ve İletişim Teknolojisi Araçları ve Ortamlarının Eğitim Etkinliklerinde Kullanımı Hakkında Yönerge. Tebliğler Dergisi, 11837', 2003.

[8] Flanagan, L. and Jacobsen, M., 'Technology Leadership for the Twenty-First Century Principal'. Journal of Educational Administration, 2003, 41(2), pp 124-142.

[9] Brooks-Young, S., 'Making Technology Standards Work for You: A Guide for School Administrators. ISTE Publications', 2002: http://books.google.com.tr/books?id=2VHe01tWQgcC&printsec=frontcover#v=onepage&q=&f=false

[10] Riedl, R., Smith, T., Ware, A., Wark, A. and Yount, P., 'Leadership for a Technology-Rich Educational Environment'. Ninth International Technology and Teacher Education Conference, 1998.

[11] Akbaba-Altun, S., 'Information Technology Classrooms and Elementary School Principals’ Roles: Turkish Experience', Education and Information Technologies, 2004, 9(3), pp 255-270.

[12] Macaulay, L.S., 'Elementary Principals As Technology Instructional Leaders'. Unpublished doctoral dissertation, University of Towson, the United States, 2009.

[13] Bailey, G.D. and Lumley, D., 'Technology Planning: A Toolkit for Administrators and School Board Members', 1997: http://netc.org/cdrom/toolkit /html/toolkit.htm

[14] Millî Eğitim Bakanlığı, 'Okullarda Bilgi Teknolojileri Uygulamalarına Yönelik Çalışmalar', 2002:
http://okulweb.meb.gov.tr/18/01/965671/belgeler/bde/bakanlik_okullarda_bilgi_teknolojileri.mht

[15] Millî Eğitim Bakanlığı, 'Müfredat Laboratuar Okulu Uygulamalarının Yaygınlaştırılmasına İlişkin Yönerge', 1999.

[16] Milli Eğitim Bakanlığı, 'İnternete Erişim Projesi', 2009:
http:// meb.gov.tr/ADSL/adsl_index.html

[17] Millî Eğitim Bakanlığı, 'Temel Eğitim Projesi II. Fazı', 2008:

http://projeler.meb.gov.tr/pkmtr/index.php?option=com_content&view=article&id=114%3Atemel-eitim-projesi-ii-faz&catid=69%3Atamamlanan-projeler&Itemid =84&lang=tr 

Eğitimde Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Kullanımına Yönelik Bir Araştırma: 

Yaklaşımı Bülent ÇAVAŞ*, Tarık KIŞLA**, Peter TWINING*** *Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi  ** Ege Üniversitesi, Eğitim Fakültesi ***Open University, İngiltere e-mail: bulent.cavas@deu.edu.tr, tkisla@bornova.ege.edu.tr
ÖZET
dICTatEd (Discussing ICT, Aspirations & Targets for Education) İngiltere’ de çeşitli kişiler ve organizasyonlar tarafından desteklenen ve Open University’ den Peter Twinging   tarafından sürdürülen bir projedir. Şu anda Avrupa’ nın farklı ülkelerinde 30’ u aşkın üniversitesinde uygulama aşamasındadır. Bu projenin amacı bilgi ve iletişim teknolojilerinin eğitimde kullanımlarına yönelik olarak ayrılan kaynakları zenginleştirmek amacıyla gündemde yer alan eğitimsel bilgi ve iletişim teknolojileri tartışmalarını canlandırmak ve bu konuda daha geniş kitlelere bilgi vermektir. Bu proje kapsamında hazırlanan anketin Türkçe’ye çevirisi yapılmıştır. Şubat 2004’ten itibaren ülkemizde eğitim alanında çalışma yapan geniş bir kitle üzerine uygulamaları yapılacaktır. Bu çalışmanın amacı dICTatEd projesini içeriği ve amaçları konusunda bilgiler sunmaktır.
GİRİŞ
Bilgi ve düşüncenin hızlı akışını sağlayan teknolojik araçlara “Bilgi ve İletişim teknolojileri” adı verilir. Bilgi ve İletişim Teknolojileri, bilgiye ulaşılmasını ve bilginin oluşturulmasını sağlayan her türlü görsel, işitsel, basılı ve yazılı araçlardır. En eski bilgi teknolojileri kitaplar ve basılı yayınlardır.
Günümüz dünyasında hızla gelişen ve değişen teknolojiler telgraf, telefon, basın, radyo, televizyon, uydu, veri iletişimi ve bilgisayar teknolojileri, veri tabanları, yerel ve geniş alan ağları ve  İnternet  gibi yeni tanımları ve yeni kavramları da beraberinde getirmiştir.
Eğitimde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımına yönelik olarak çok önemli gelişimlerin takip edilemeyecek kadar hızlı olmasına rağmen dICTatEd sağlam kanıtlar üzerine kurulmuştur (e.g. Twining 2002a). Bilgi ve iletişim teknolojileri bu hızlı gelişimi öğrenme çıktıları üzerine etkileri aynı oranda gerçekleşmemektedir (e.g. Cuban 2001; Twining 2002b). Bunun nedenlerinden birisi hala bu alandaki uzlaşma ve bilgi paylaşımının tam olarak sağlanamaması gösterilebilir (Twining 2002b).
 1
Bilgi teknolojisi öğrenme ortamına temel teşkil etmektedir ve toplumdaki bireylerin yaşam boyu sürekli eğitim görmelerine bilgi dağarcıklarını ve ufuklarını genişletebilmelerinde, mesleklerine yönelik yeni beceriler kazanmalarında, uzak kırsal yörelere de eğitim olanaklarının götürülmesinde bilgi iletişim teknolojilerinin katkıları göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür.
Eğitimde bilgi teknolojilerini,
¾ Toplum, okul, öğretmenler ve öğrenciler arasındaki işbirliğini, bilgi teknolojileri    araçlarını kullanarak geliştirmek, ¾ Öğrenme ortamlarını, eğitimsel yazılımlar, elektronik referanslar, uygulama    yazılımları ve eğitsel oyunlarla desteklemek; böylece eğitimin kalitesini artırmak, ¾ Bilgi teknolojisi araçlarını her kademdeki öğrenme ortamlarına entegre etmek, ¾ Her öğrenciye eğitim hayatı boyunca her türlü gelişmiş bilgi teknolojisi araçlarına    (bilgi kaynaklarına) ulaşma imkanı sağlamak, ¾ Doğru zamanda ve doğru yerde , doğru bilgi teknolojisi aracı kullanım yeteneğini     bütün öğrencilere kazandırmak, ¾ Bilgi Teknolojisi araçları ile bilgiye ulaşma , problem çözme ,bilginin işlenmesi ve sunulması becerilerini bütün öğrencilere kazandırmak ve onlara günlük hayatta bilgi    teknolojisi araçlarını nasıl kullanabileceklerini öğretmek, ¾ Öğrenciyi pasif öğrenme ortamlarından kurtararak kendi kendine aktif bir şekilde    öğrenme yeteneği kazanmasını sağlamak, ¾ Öğrencilerin, İnternet’i, çizim programlarını, kelime işlemcileri, elektronik tablolama ve sunum yazılımları gibi araçlar olarak kullanmalarını sağlamak, ¾ Bilgisayarı öğretmenlerin, ders planlarını hazırlama, derslerini uygulama, ölçme - değerlendirme araçlarını geliştirme, not verme, eğitsel materyallerini hazırlama ve    kendilerini geliştirme amaçlı olarak kullanmalarını sağlamak, ¾ Okul yöntemlerinin veri tabanları, kelime işlemci, sunum yazılımları vb. bilgi    teknolojilerini kullanarak idari işlerin kolaylaştırılmasını ve daha etkin hale    getirilmesini sağlamak, ¾ İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin işlevlerinin bilgi teknolojisi desteğiyle yürütülmesi için bir yönetim bilgi sistemi kurmak gibi amaçlar doğrultusunda kullanmaktayız.
 2
dICTatEd Projesi
Bu kısımda dICTatEd anketinden (http://www.meD8.info/qqa) elde edilen başlangıç verilerinin analizi konusunda bilgiler vermeye çalışacağız. Buradaki veriler biraz öncede bahsedildiği üzere başlangıç verilerinden derlenmiştir. Bu anket kapsamında elde edilen tüm verilerin analizini yansıtmamaktadır. Buradaki amaç dICTatEd anketini tanıtmak ve elde edilen veriler hakkında ön bilgiler vermektir.
Anket genel olarak aşağıdaki kapsam dahilinde kişilerin görüşlerini almayı amaçlamaktadır:
¾ Bilgi ve İletişim teknolojilerinin eğitimin vazgeçilmez bir parçası olup olmadığı konusunda değişik yaş grubuna ait kişilerin görüşlerini almak ¾ Hangi mantıksal açıklamalar eğitimsel bilgi ve iletişim teknolojilerini desteklemelidir?(Farklı ya gruplarındaki kişiler açısından) ¾ Bu projedeki araştırılmak istenen temel konu ise Eğitimde neden bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanmalıyız sorudur.
Metodoloji
Geniş bir literatür taraması sonucu eğitimde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımına yönelik olarak web tabanlı bir anket geliştirilmiştir. Anketin ön çalışmalarında değişik yaş gruplarındaki kişilere e-mailler yoluyla bu anketin cevaplandırılmaları istenmiştir. Anketi cevaplayacak kişiler dICTatEd araştırması konusunda işbirliği yapmaları ve yardım etmeleri konusunda bilgilendirilmiştir. Bu çalışmanın bir amacıda dICTatEd araştırmasına katılmak isteyen araştırıcıları bu araştırmaya çekmek üzere cesaretlendirmektir.
Anket
Araştırmada kullanılan ankette 19 temel ifade kullanılmaktadır. Bu 19 temel ifade eğitimde bilgisayar kullanımına ilişkin literatürden sentezlenmiştir.  Kullanılan kaynaklar makalenin sonunda verilmektedir.
1.  IT (Bilgi Teknolojileri) becerilerini öğrenmek için 2. Bir araç olarak eğitim programı süresince geleneksel eğitim ve öğretim hedeflerine ulaşabilmek için 3. Eğitim programı süresince öğrenmeyi genişletmek ve zenginleştirmek için
 3
4. Öğrenenleri motive etmek için 5. Eğitimsel değişimde katalizör olarak 6. Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (ICT) bilginin doğası üzerine etkisi nedeniyle 7. Öğretme ve öğrenmeyi kökten değiştirmek için 8. Öğrenenlerin kendi öğrenmeleri hakkındaki düşünmelerinde desteklemek için 9. Diğer şartlarda bu müfredat dışında kalacaklara bir erişim olanağı sağlaması için 10. Eğitimdeki üretkenliği artırmak için  11. Eğitimin maliyetini düşürmek için 12. Eğitimi daha etkili yapmak için 13. Öğretmenlerin bulunmadığı durumlarda yerini doldurmak için 14. Öğrenenleri ödüllendirmek için 15. Teknoloji ile iç içe geçmiş toplumlarda yaşama hazırlık için 16. İş hayatına hazırlık için 17. Ülkenin ekonomik gelişimini canlandırmak ve desteklemek için 18. Beraber çalışılan kitleyi (örn. müfettişler, kurucular, veliler ve öğrenciler) etkilemek için 19. Örgün eğitim dışında Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ ne (ICT) farklı yollarla ulaşan öğrenciler arasındaki eşitsizliği azaltmak için 20. Diğer
Yukarıda belirtilen ifadelerin katılımcılar tarafından değişik evreler (3-5 yaş, 5-7 yaş, 7-11 yaş 11-16 yaş, 16-18 yaş, yüksek eğitim ve yetişkin eğitimi) için değerlendirilmesi beklenmektedir.
Başlangıç verileri ve ön analiz özetleri
13 Mart 2003 tarihine kadar anketi cevaplayan kişi sayısı 1014 olarak tespit edilmiştir. Ancak bu kişilerden sadece 835 kişi anketin tamamını doldurmuştur. Anketi yaklaşık 20.000 katılımcının cevaplaması hedeflenmektedir. En son analiz ise temmuz 2003 tarihinde yapılmıştır. Bu analize göre:
Ankete katılan 5327 kişiden 4209 kişi (%79) bilgi ve iletişim teknolojilerinin eğitimin vazgeçilmez bir parçası olduğunu savunmuşlardır. Verilerden yükseköğretimde yer alan kişiler çıkarıldığında oranın % 84 çıktığı, Ortaöğretim grubundaki (yaşgrubu: 11-18) oranın % 95 olduğu bulunmuştur.
 4

Şekil. “Bilgi ve iletişim teknolojilerinin eğitimin vazgeçilmez bir parçası m ıdır?” sorusuna verilen cevapların evrelere göre oranları
Katılımcıların tüm evreler için derecelendirme ile ilgili verdiği yanıtlar sonucu yukarıda verilen ifadeler arasında en önemli ifade konusunda uzlaşmaya varılmıştır. 3. ifade (Eğitim programı süresince öğrenmeyi genişletmek ve zenginleştirmek için) veya 15. ifade (Teknoloji ile iç içe geçmiş toplumda yaşamaya hazırlık için) genelde en önemli ifadeler olarak değerlendirilmiştir. 3. ifade  en önemli ifade olarak değerlendirildiğinde 15. ifade ikinci önemli ifade olarak, 15 ifade en önemli ifade olarak değerlendirildiğinde ise 3. ifade ikinci önemli ifade olarak değerlendirilmiştir.
Bu karşılaştırmalardan ifadelerin önem dereceleri arasında yüksek bir ilişki ve duyarlılık olduğu gözükmektedir.
İfadeler Aldıkları Önem Derecesi 3-5 5-7 7-11 11-16 16-18  Yetişkin Eğitimi
Yüksek Eğitim 15 1. veya 2.  1st  2nd 1st  1st  1st  1st  1st  9 1., 2. veya 3. 1st  1st  2nd 3rd 3rd 1st  1st  1 1., 2. veya 3. 3rd 2nd 2nd 3rd 2nd 1st  1st  16 1., 2., 3. veya 5.  5th 2nd 2nd 3rd 5th 1st  1st  3 2., 3., 4., 5. veya 6.  4th 2nd 2nd 3rd 5th 6th 5th 20 (diğer) 1., 2., 4., 6. veya 7.  7th 7th 6th 2nd 4th 1st  6th
Tablo. İfadelerin önem derecelerinin karşılaştırılmaları ve aralarındaki ilişkiler  
 5
SONUÇLAR
dICTatEd araştırmasının başlangıç verilerinden elde edilen sonuçlar anketi cevaplayanların çoğunun bilgi ve iletişim teknolojilerinin eğitimin ayrılmaz bir parçası olduğu fikrine katılmışlardır. Elde edilen bir başka önemli sonuç ise çalışmaya katılan kişilerin bilgi ve iletişim teknolojilerinin eğitimi  desteklenmesi gerektiği görüşünde oldukları belirtilmiştir. Başlangıç verilerinden elde edilen sonuçlar çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Bu çalışma Türkiye’deki Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Eğitimde kullanımına yönelik kişilerin görüşlerinin alınmasında ciddi bir ön çalışmayı oluşturacaktır. Elde edilen veriler diğer ülkelerde yapılan çalışmalarla karşılaştırılıp, Türkiye’nin ICT ve eğitim konusundaki durumu konusunda ön bilgileri oluşturacaktır.
 6
 7
Kaynaklar
Cuban, L. (2001) Oversold and Underused: Computers in the Classroom London: Harvard University Press.
Twining (2002a) ICT in Schools: Estimating the level of investment, meD8, http://www.meD8.info/docs (visited 31.1.03).
Twining (2002b) Enhancing the Impact of Investments in Educational ICT, PhD Thesis, Milton Keynes: Open University.

http://kn.open.ac.uk/public/document.cfm?documentid=2515